İkinci El Kitap Satış Patlaması: Yapay Zekâ mı, Yoksa Gizli Projeler mi?
İkinci el kitap satışları patlama yaşıyor, bu durum İngiltere’nin Northumberland bölgesindeki Barter Books’ta ortaya çıktı. Stuart Manley, 30 yıllık kariyerinde böyle bir durumu hiç görmemiş, normal bir haftada iki-üç bin kitap satıyor. Fakat kısa süre önce Kanadalı bir şirkete gelen tek bir toplu sipariş, yedi gün içinde satılması beklenen miktara ulaştı. Ne zaman, nerede, kim ve neden? Bu devasa sipariş, kitapçıların raflarını boşaltıyor, sokağa çıktıda büyük bir iş bulgusu yaratıyor.
Barter Books’tan Manley, bu satışların sıradışı büyüklüğünü 3 farklı şekilde tarif ediyor: “Böyle bir şeyle daha önce hiç karşılaşmadım,” diyor. Benzer durum, dünyanın dört bir yanında kitapçıları da etkisi altına alıyor. Kitapların nereye gittiğini bilmiyoruz, ama Yapay Zekâ dünyası, kitapları hızla dijitalleştirerek yeni bilgiler üretmek için kullanıyor. Bu yüzden kitapçıların bu satışları “insanlık için bir nimet” olarak gördüğü, fakat aynı zamanda “kütüphanelerde silinmesi” endişesi taşıdığı söyleniyor.
Anthropic’in üç yazarla açtığı davaya ilişkin ABD mahkeme kararı, yapay zekâ şirketlerinin kitapları “son derece dönüştürücü” olarak kullanmasını destekledi. Yargıç William Alsup, kararında Anthropic’in yazarların kitaplarını kullanmasının “son derece dönüştürücü” olduğunu ve bu nedenle ABD yasaları kapsamında buna izin verildiğini söyledi. Ancak mahkeme belgelerinde, Anthropic’in yapay zekâ sohbet robotu Claude’un eğitimi sırasında kitapların imha edildiği ortaya çıktı. Şirket sözcüsü, “Claude; kamuya açık internet verileri, ticari yollarla edinilen veri kümeleri ve kendi ürettiğimiz verilerin bir karışımı kullanılarak eğitiliyor” dedi. Bu açıklama, kitapların “dönüştürücü” olarak kullanılmasının ardından, kitapların “dönüştürücü” olarak dijitalleştirildiğini gösteriyor.
Kuzey Londra’daki Walden Books’un sahibi David Tobin da sıra dışı satışlar yaptı. Tobin, “Bazı açılardan, uzun yıllardır satılmayan bu kitaplardan bazılarını satmak çok güzel. Ancak sonunda imha ediliyorlarsa bu üzücü olur” diyor. Anthropic davasıyla ilgili mahkeme belgeleri, “Panama Projesi” diye adlandırılan eski kitapların sisteme aktarılması projesini ortaya koydu. Belgeler, şirketin amacının “dünyadaki bütün kitapları parçalayarak taramak” olduğunu gösteriyordu. Parçalayarak tarama, kitapların endüstriyel ölçekte dijitalleştirilebilecekleri merkezlere gönderilmesi sürecine verilen ad. Kitaptan geriye kalan parçalar ise geri dönüştürülüyor. Barter Books’tan Manley, “Panama Projesi’ni çevreleyen büyük bir gizem var” diyor. “Bu ismi ilk kez duyuyorum ancak projenin kendisi benim için yeni değil. Kitapçıların kullandığı forumlarda da bu konu uzun süredir tartışılıyor.”
Edinburgh’daki McNaughtan’s adlı kitapçının sahibi Derek Walker, “Yalnızca 100 adet basılmış ve bunların 75’i hâlihazırda kütüphanelerde bulunan yakın tarihli akademik bir kitap, piyasada çok nadir olabilir. Ancak bir nüshasının imha edilmesi belki de o kadar büyük bir kayıp değildir,” diyor. “Fakat elimizde bulunan ve sattığımız bazı kitaplar, 18’inci yüzyıldan kalma nadir baskıların tek örneği olabiliyor. Bir satıcı, “Bu kitaplar yıkılmaya hazır değil. Onların bir kısmının imha edilmesi, tarih için büyük bir kayıp olur,” dedi. Kitapçıların bu durumla ilgili sıkça dile getirdiği “etik kaygılar” da gündeme geldi.
McNaughtan’s sahibi Derek Walker, “Bir nüssha imha edildiyse, o an edebiyatın bir parçası yok oluyor. Ama bazı kitapların satılması, bir yandan da ikinci el pazarını canlandırıyor,” diyerek iki taraflı bir bakış açısı sundu. Bir yandan, kitapçıların bu satışları “para kaynağı” olarak gördüğü, diğer yandan ise “kültürel mirasın silinmesi” korkusuyla mücadele ettiği söylendi.
Bu gelişmenin arkasında yatan “Panama Projesi” ise hâlâ net bir açıklama bekliyor. Manley, “Bu proje, kitapları parçalayıp tarıyor. Ama bu süreçte kitapların kalıntıları geri dönüştürülüyor. Bu yüzden kitapların tamamen yok olduğu düşüncesi yanlıştı,” diye ekledi. Sıradışı satın alımların, yapay zekâ şirketlerinin veri toplama stratejileriyle ilişkili olduğu iddiaları, kitapçıların içindeki “gizli bir oyun” olarak görülüyor.
İşte bu sırada, Barter Books’ın rafları bir anda boşaldı. Kitapçıların “kitapların nerede olduğu” sorusuna cevap bulmak için, sokağa çıktıda bir grup insan toplanıyor. “Neden bu kadar çok kitap gidiyor? Ne oluyor?” diye soruluyor. Bir yazar, “Kitaplar, bir günün sonunda bir servisten diğerine geçiyor. Ama nerede bitiyor bilmiyoruz,” diyerek endişelerini dile getiriyor.
Bununla birlikte, Yapay Zekâ’nın kitapları “dönüştürücü” olarak kullanması, kitapçılar için hem bir fırsat hem de bir tehdit oluşturuyor. Yeni dil modelleri, nadir metinleri öğrenmek için bu kitapları istiyor. Bu nedenle, kitapçıların “kitapların imha edilmesi” ile ilgili endişeleri, bir anda “kitapların dijitalleştirilebilecek” bir geleceğe dönüştürebileceği endişesiyle birleşiyor.
Sonunda, bu gizemli satışların ne zaman sona ereceği, kitapçıların ve Yapay Zekâ’nın hareketlerine bağlı. “Bakalım bu gizemli satışlar ne zaman sona erecek?” diye sorarak, haberimiz burada bitiyor.
Kaynak: Orijinal Haber

