Troya Savaşı Gerçek Mi? Odyssey Film ile Kendi Kendini Genişlet!
Troya’nın kadim kalıntıları Çanakkale Boğazı’nın girişinde, 3200 yıl öncesi surları ve saraylarıyla göz kamaştırıyordu. Christopher Nolan’ın Odyssey filmiyle yeniden gündeme gelen bu efsane, tarihçilerin gözünde gerçeklik içeriyor. Aslan’ın sözleri, “Eski çağ tarihçilerine göre Troya Savaşı’nın gerçekliği konusunda hiçbir kuşku yok” diyor, ama ne zaman olduğu tartışılıyor. Savaşa ait kanıtlar, MÖ 1200’lerde yaşandığını gösteriyor. Aslan, kazılarda bulunan ok ve mızrak uçları, yanık tabakalar ve iskeletlerin bir çatışma izini verdiğini belirtiyor. Bu kalıntılar, 2018’de açılan Troya Müzesi’nde sergilendi. Savaşın gerçekliği konusunda uzmanlar “yapılan bulgular, destandaki anlatıdan farklı, ama aynı anda doğruluyor” diyerek özetini veriyor. Dr. Daisy Dunn, antik Troya’nın büyüklüğünü ve 10 yıllık kuşatmanın gerçekçi olmadığını söylüyor. “Antik kalenin büyüklüğü, Homeros’un anlattığı 10 yıl süren savaşın mümkün olmadığını gösteriyor” diyor. Molluklar arası küçük çaplı savaşlar daha olasıydı. Homeros’un sözleri, sözlü gelenekle aktarılmış, yazıya 730’lerde geçtiğini iddia ediyor. Arkeolojik katmanlarda ok ve mızrak uçları, Yanık tabakalar, iskeletler… Hepsi Troya’nın yıkılışına işaret ediyor. Öyle ki, 2018’de açılan müzede bu kalıntılar görülebiliyor. Aslan, “Bununla birlikte, savaşın gerçekliği konusunda hâlâ tartışma var” diye ekliyor. Troya Atı efsanesinin varlığı ise tartışmalı. Aslan, “Arkeolojik olarak böyle bir atın olup olmadığına dair veri yok” diyor. Mikonos Vazosu’nda en eski at betimlemesi bulunuyor, ama bu da sadece metafor olabilir. Dunn, “Troya Atı çok büyük ölçüde edebi kurgu” diyerek sonuca varıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 1998’de alınan Troya, Çanakkale’nin Hisarlık mevkiinde yer alıyor. İlk kazı 1870’de Heinrich Schliemann tarafından başlatıldı, ama Schliemann bir arkeolog değil, bir troya hayranıydı. 150 yılı aşan kazılar sonucunda 10 ana kent katmanı bulundu. Troya’yı ziyaret etmek, tek bir kenti gezmek değil, farklı medeniyetlerin katmanlarını görmek demek. Ziyaretçiler, altıncı ve yedinci katmanların surlarını, Helenistik ve Roma dönem tapınaklarını görebilir. Arena, Athena Tapınağı’nın temelleri, küçük tiyatroyu da inceleyebilir. Nolan’ın filminde kullanılan Miken tarzı saraylar, tarihsel unsurların modern yorumunu yansıtıyor. Filmin, Geç Tunç Çağı’nın çöküşüne göndermeler içerdiği, Karanlık Çağ’ın ortaya çıkmasına yol açtığı iddia ediliyor. Bu yüzden, Troya’yı gezip filmle birleştirmenin tarihi bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Bakın, Troya’da gezip filmdeki sahneleri hatırlamak, geçmişi hissetmek için harika bir yol. Bu tarih ve sinema kombinasyonu, gelecekte kimler için ilham kaynağı olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

