Trump’tan Tüm Talep: Hürmüz Boğazı Açılmalı!
İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma yolunda olumlu görüşmelerin yolunu açtı. 17 Haziran’da imzalanan Mutabakat Zaptı’nın ardından, İran’ı bu kritik su yolunun yeniden akması için ABD’nin belirli şartları yerine getirmesi gerektiğini açıkladı. Bu şartlar, “İranı tehdit etme” ve “Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak’ta savaşlara son verme” gibi geniş kapsamlı güvenlik taleplerini içeriyor. Ayrıca deniz ablukasının kaldırılması, tazminat ödemesi, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması da talep listesinde yer alıyor. Çeşitli analistler, bu taleplerin Mutabakat Zaptı’nın orijinal maddelerinden çok ötesine geçtiğini söylüyor. Öne çıkan nokta ise İran’ın, boğazın yeniden açılmasıyla doğrudan bağlantılı bir “kutu” koyması.
İstanbul’da bir haber ajansı, “Gemi trafiği yeniden başlaması” umudunu artıran görüşmelerin “olumlu” geçtiğini belirtti. İran’ın, Hürmüz Boğazı’nı açmak için ABD’den altı şart talep ettiği kamuoyuna açıklandı. İlgili açıklamada, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, “İranı hiçbir şekilde tehdit etmeyin” diyerek, “kutsal değerlerine hakaret etmeyin” gibi dilekleri gündeme getirdi. Bu talepler, 17 Haziran’da imzalanan Mutabakat Zaptı’nın bir bölümünü tekrarlıyor ve bazıları yeni bir çerçeve sunuyor. Satır satır dönüştürülmüş bir metinde, “deniz ablukasını kaldırın” demesiyle ABD’nin 30 gün içinde abluka uygulamasını sonlandırması gerektiği hatırlatılıyor.
İranlılar, “Lübnan dahil tüm cepheler” ifadesini vurgulayarak, hem kendi hem de müttefiklerinin karşılaştığı saldırıları sonlandırmayı talep ediyor. “İki saldırgan savaşta İran’a verilen zararın tazminatını ödeyin” diyen İran, 2025’teki 12 günlük savaşın yanı sıra son savaşı da kapsayan bir tazminat mekanizması talep ediyor. Bunun yanında, “yasal ve zalim yaptırımları kaldırın” diyerek, yaptırımların kaldırılmasının boğazın yeniden açılmasına bağlı olduğunu belirtiyor. Söz konusu koşullar, İran’ın müzakereleri sürdürme stratejisini gösteriyor.
BBC Ortadoğu analisti Sebastian Usher, İran’ın tutumunun sertleştiğini, “tüm cepheler” ifadesinin zamanlamasını ve mekanizmasını farklılaştırdığını söylüyor. Usher’a göre, boğazın hala kapalı olması, İran’ın daha güçlü bir konumda olmasına yol açıyor. Ancak, Quincy Institute’ın Trita Parsi, İran’ın bu pozisyonları abarttığını ve geri adım atabileceğini belirtiyor. Parsi, “kamuoyunda dile getirilenler, müzakere masasında her zaman aynı şekilde yansıtılmıyor” diye ekliyor. Parsi’ye göre, süreci uzatmaya yönelik bir taktik olabilir.
İran’ın talep listesi, ABD’nin “davranış düzeltmesi”ni de içeriyor. “İranı hiçbir şekilde tehdit etmeyin” ve “Kutsal değerlerine hakaret etmeyin” gibi ifadeler, siyasi ve güvenlik alanında bir dizi tehlike olmasını engellemek amacıyla kullanılıyor. Türkiye’deki haber ajansları, bu taleplerin “güncel” ve “kültürel” olarak önemli olduğunu vurguluyor. Gemi bekleyenler ve petrol fiyatlarını takip edenler, Parsi’nin öngörülerine göre haklı çıkarlar.
Gelişme sürecinde, boğazın yeniden açılması için ABD’nin bu şartları kabul edip etmeyeceği, gündemdeki tartışmaların odak noktası. İran, “İranı tehdit etmeyi bırakın” demesiyle, ABD’ye karşı bir “güvence” talep ediyor. Söz konusu talepler, İran’ın “geleneksel” diplomatik yaklaşımlarının dışında bir “yüksek” stratejiye işaret ediyor. Ne bekleriz, kim bilir? Bakın, gelip gidecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber

