AK Parti: 25 Yıldan Geçen Yolculuk Hakkında Gül’ün Açıklamaları
Abdullah Gül, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunun 25. yıl dönümünde yaptığı açıklamalarda, partinin yolunu ve ilk yıllardaki stratejilerini detaylandırdı. 14 Ağustos 2001’de kurulan parti, 2002’de erken seçimle iktidara geldi ve 2003’te Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığıyla birlikte ülke siyasetine damgasını vurdu. Gül, partinin ilk döneminde aldığı kararları ve akıl akışını anlatırken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşanan travmaları da hatırlattı.
Parti kurucularının en büyük kısmı Milli Görüş hareketinden geldiğini, Refah Partisi’nin 1998’de kapatılmasının ardından Fazilet Partisi’nin 1999’da da kapatma davasıyla karşı karşıya kaldığını, 2000’de 14 Mayıs kongresinde yeni bir yapının temellerini atıldığını belirtti. Gül, “Yenilikçiler” ve “Gelenekçiler” kanatlarının ortaya çıkmasıyla partide yerel bir ayrışma yaşandığını ve bu ayrımı “ağabeylerimizin statükocu” olarak tanımladığını söyledi.
Gül, partinin “acil eylem planı” ile iktidara geldiğinde her şeyin hazır olduğunu, 1 Mart tezkeresi sürecinde yaşanan zorlu sınavları da örneklerle anlattı. “Hükümete geldiklerinde yapılacak her şeyin hazır olduğunu söylemiştik” diyen Gül, 2003’teki OHAL’in kaldırılması ve Bakanlık sayısının 38’den 23’e indirilmesi gibi kararları da hatırlattı.
Parti kurulumunda, özellikle Beşir Atalay’ın Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ANAR) çalışma grubu ve Politika Araştırmaları Merkezi (PAM) ile yaptıkları toplantılar büyük rol oynadı. Gül, “Bu heyet, uluslararası finans kurumlarını iyi bilen, Kemal Derviş’in dönüşümünde mutfakta olan insanlardan oluşuyordu” diyerek, partinin ekonomik ve siyasi planlarını nasıl şekillendirdiğini açıkladı.
Gül, 2014’ten beri aktif siyasette yer almamış olsa da, BBC Türkçe’ye verdiği röportajda, partinin kuruluş dokümanlarına, manifestosuna ve programına hâlâ büyük bir değer taşıdığını vurguladı. “Dökümanlarımız bir kişinin eline kaleme alınacak değil, seminerler, toplantılar ve workshoplar sonucunda ortaya çıkıyor” dedi.
Milli Görüş kökenli bir yapının, partinin ideolojisiyle ne kadar örtüştüğünü sorgulayan Gül, “Milli Görüş elbisini çıkardık” diyerek, partinin muhafazakar demokrat kimliğini açıkladı. Gül, partinin “statükocu” olmadığını, “moral değerlere, inançlara, geleneklere ve tarihine sahip çıkan bir topluluk” olduğunu belirtti.
Gül, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’nin yaşadığı travmaları hatırlatarak, “Ümit ediyorum ki bütün bu travmalar, hep atlatılır ve Türkiye tekrar AK Parti’nin ilk vizyonunda yönetilmeye başlar” dedi. Partinin iki döneme ayrıldığını, ilk dönemdeki vizyonun hâlâ geçerli olduğunu savundu.
Kaynak: Orijinal Haber

